24 Ağustos 2013 Cumartesi

Jane Austen ~ Akıl ve Tutku

        Jane Austen'dan okuduğum 4. kitabım da bitti. (Okuduğum diğer kitaplarına buradan bakabilirsiniz.) Geriye İkna ve Umut Parkı kaldılar. Onları da bu sene içerisinde tamamlamayı planlıyorum. 

       Jane Austen' ın basılan ilk romanı olan Akıl ve Tutku 1811 yılında yayınlandı. Jane Austen'ın kendisinden ve kız kardeşinden bir çok kesit bulunan bu kitapta Jane, ilişkilerde aklı ve tutkuyu yine kendi güzel üslubu ve ironileriyle sorgulamış. Bu konuyla ilgili güzel bir kaynak buldum, yeri gelmişken tık tık

       Jane Austen' ın en sevdiğim kitabı, Aşk ve Gurur'u geride bırakan Emma oldu. Konusuyla ve nükteleriyle büyülemişti beni. Akıl ve Tutku'yu da çok beğenmeme rağmen kitap, üçüncülüğü Northanger Manastırı'yla paylaşmak durumunda kaldı.

      Jane Austen' ın çevresindeki insanları karakterize etmesine, dönemin düşünce yapısını anlatışına ve ironilerle kitabında bir güzel eleştirmesine bayılıyorum. Anlatımındaki sadelik ve üslubunun güzelliğiyle beni büyülüyor. Akıl ve Tutku da bu güzelliklerden fazlasıyla nasibini almış.

       İki kız kardeşin aşkı aramalarını konu alan Akıl ve Tutku, Aşk ve Gurur gibi karşıtları sorguluyor. Aşkta aklın mı tutkunun mu daha ağır basması gerektiğini cümle aralarında düşündürüyor. Marianne ve Elinor, karakter itibariyle birbirlerine zıtlar ve bu zıtlıkla da bir bütün olabiliyorlar. Marianne, tutkuyla sevebilecek bir yapıdayken; Elinor, mantığıyla sevebilen kadınlardan. Yaşanan olaylarla ve midede uçuşan kelebeklerle karakterler yavaş yavaş yön değiştiriyorsa da bu, eksikliklerini kapatmak yönünde oluşuyor bu durum.

        Babaları Mr. Henry Dashwood'un ölümüyle birlikte fakirleşen Marianne ve Elinor, Sussex' den  uzağa, Devonshire' da küçük bir kulübeye tanışmak zorunda kalırlar. Alıştıkları lüksten uzak yaşamaya devam etseler de aşkla buluşmalarıyla ve cıvıl cıvıl akraba ve komşularıyla hayatları renklenmeye başlar. 

        Terk edilişler, hüzünler, Willoughby, Edward ve Albay Brandon' lı aşk üçgenleri ve karakterlerin yavaş yavaş kendilerini ifade edişleriyle tatlanıyor kitap. Jane Austen severlerin keyifle okuyacağına eminim. 

        Yeri gelmişken; Okuma Şenliği'nin "20 puan: Hiç görmediği bir ülkede olayların geçtiği bir kitap okuyanlara" kategorisini de tamamlamış oldum Akıl ve Tutku' yla.

       "Para sadece mutluluk verecek başka bir şey olmadığı zaman mutluluk verebilir. Yeterli gelirin ötesinde insanın ruhu söz konusu olunca hiçbir şey gerçek tatmin veremez."

        Kitaplı ve Keyifli Günler..

5 yorum:

  1. Jane Austen'in bu çok bilinmeyen kitabına hep haksızlık edildiğini düşünmüşümdür. Daswood kardeşler hem yaşadıkları dönemde, hem de şu günlerde akıl ve tutku ikileminde gerçekliklerini koruyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karakterlerin güçlülüğü ve gerçekliği yönünde kesinlikle katılıyorum. Benim gözümde kitabın tatmin etmeyen tek bölümü bazı ayrıntıların hayal gücüne bırakılmasıydı ki Jane Austen'a doyamıyorken bu biraz zalimce geliyor. Ama kesinlikle mükemmel bir klasik.
      Filmini izlediniz mi bilmiyorum ama filminde can alıcı her bir nokta atlanmış, konu ve karakterler basitleştirilmişti. Bu kadar geri planda kalmasını ne yazık ki anlaşılmamasına bağlıyorum filmini de izledikten sonra.

      Sil
  2. Sence çeviri noktasında Can Yayınları mı yoksa Hasan Ali Yücel Klasikleri mi daha iyi Jane Austen için?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dürüst olmam gerekirse ikisinin de eksikleri olduğunu düşünüyorum. Bu kitabın çevirisini çok yorucu buldum. Ama Can Yayınları nin cevirilerinde de bazen çok basit cümleler ortaya cikiyor. Henüz tam tatmin olamadım ikisinden de.

      Sil
    2. Teşekkür ediyorum cevabın için. :)

      Sil