7 Şubat 2013 Perşembe

Dostoyevski- Beyaz Geceler

Beyaz Geceler


     Şuradaki yazımda annemin kitaplığını nasıl didiklediğimden bahsetmiştim. O kitaplardan Beyaz Geceler' i bitirdim. Enteresan bakış açısıyla karşılıksız aşk anlatılmış. Kitap İvan Turgenyev' in bir sözüyle başlıyor. Bu söz hikayeyi tamamen özetliyor aslında.

    " Yoksa o, bir anlık da olsa, senin gönlüne yakın olsun diye mi yaratıldı?.."

     Adını bilmediğimiz erkek karakterin ağzından dinliyoruz hikayeyi. Kendi yalnızlığında ve hayallerinde var olan bir adamın, ümitsiz bir kızla tanışması ve hayal dünyasından 4 günlük çıkışını okuyoruz. 

     "Gene kendime dönecek olursam, hayal kurmayı nerelere vardırdığımı bilemezsiniz, Nastenka. Aslı astarı olmadığı halde, ruhumu okşadığı için anımsamayı sevdiğim şeylerin eski duygularımın-kısır saçma hayallerimin- yıl dönümünü kutluyorum artık. Hayalini kuracağım bir olayı yaşamadığıma göre, saçma hayallerin hayalini yaşamak kalıyor geriye! "

     Çok hızlı ilerleyen bir hikayesi var. Hoş zaman geçirmek için okunabilir. Dostoyevski' nin kalemine göre vasat ama bunun dışında başarılı. Ama konunun ilerleyişi itibariyle pek çekmedi beni. Kitabın son sayfalarında "  Bu nasıl saçma bir olay?" ve kitap bittiğinde de "Bu nasıl bir kadındır?" dediğimi de söylemeden geçemeyeceğim. Güzel, akıcı biraz da farklı bir dünyadan geldi bu kitap bana.  

4 yorum:

  1. Bende annemin kütüphanesini didiklerken rastladım kitaba biraz önce bitirdim pek bi güzeldi

    YanıtlaSil