9 Şubat 2013 Cumartesi

Jack London ~ Martin Eden

Martin Eden

     Çok güzel bir kitap bitirdim yine. Jack London' ın en güzel kitabı bence Martin Eden. Roman beni öyle farklı düşüncelere itti ki.. Her satırında bir durup düşündüm, bol bol ara vermeme neden oldu ama bunlar güzel aralar tabi ki. Konumuz kısaca genç bir gemi çalışanının yazar olma çabaları. Ayrıntıya girersek:

     Martin Ruth' un ağabeyinin hayatının kurtarır ve teşekkür yemeğinde Ruth' la tanışır. Bu kızdaki büyü, saflık, asalet Martin' i daha o saniye kendine aşık eder.

     Her insan sıradandır aslında başkaları için. Ama bir kişinin dünyası olur, hayatı olur, aldığı nefes olur. Olur da olur.. İşte Martin Eden için de Ruth, o "her şey" olmuştur. Başta bu büyüsüne kapıldığı duru kız için bilginin eşsiz derinliklerine dalsa da, zamanla bunun aslında kendisi için olduğunu keşfeder. Gecesinden, gündüzünden vazgeçip, kendini kitapların büyülü dünyasına atar Martin. Ne hırslı bir karakterdi o öyle. Böyle bir azmin var olabilmesi hayal gibi geliyor bana.

     Martin bilgiyle çok çabuk tanışıyor. Tanıştıkça düşünmeye ve acımasızca eleştirmeye başlıyor.  Önce içinde bulunduğu hayattan sıyrılıyor, sonra da burjuva sınıfında bir yer bulmaya çalışıyor.Diğer yazarlardan daha iyi olabileceğine inanıyor ve kendini yazmaya adıyor. Yazdıklarıyla bir yerlere gelebilmeyi ne kadar istese de,  ne Ruth' un dünyasına, ne de varoş kesime hitap edemiyor ki aslında böyle olmaya da çalışıyor. 

     Martin kitap yazma sürecinde bir yandan da Ruth' la aşkını yaşıyor ama Ruth' la olabilmek için yaptığını sandığı şeyler, aslında Ruth' la aralarındaki uçurumu daha da genişletiyor.

Kitap yazmak için denizden vazgeçiyor, uykusundan vazgeçiyor, yeri geliyor bisikletinden, takım elbisesinden vazgeçiyor. Ama bir türlü istediğini başaramıyor. Başardığındaysa..

     Kitabın enteresan bir yönü var. Bir yandan fikirleri, aşkı, hayalleri, dünyadaki düzeni sorguluyor (sorgulatıyor); bir yandan da hayatın gerçekleriyle yüzleştiriyor. Martin Eden romanında sorgulanacak, üzerine düşünecek o kadar çok şey var ki. Kesinlikle okunmalı. 




2 yorum: