3 Nisan 2013 Çarşamba

Şeytanı Uyandırma ~ John Verdon

Şeytanı Uyandırma

      Şuradaki yazımda serinin ilk iki kitabını tanıtmıştım. Serinin 3. kitabı Şeytanı Uyandırma' yı da bitirmişken taze taze yorumlamak istedim. John Verdon' ın üslubunu seviyorum. Güzel detaylar vererek, akıcı bir dille yazıyor. Serinin 3. kitabının çevrildiğinden haberim yoktu. Kitap reyonlarının arasında görünce de bir sevinç aldım hemen. Kısmet bu hafta okumakmış. 

     Bu seri benim baya hoşuma gitti ancak nedense son kitabında pek de heyecan yoktu ( Merak unsurunu asla yok etmiyor tabi ki). Son 30 sayfada heyecanı arttırmış, Hollywood sonlarına yaraşır bir kapanış yapmış. 

     Farklı bir yazım tarzına gitmiş John Verdon bu kitapta. Her bölümde farklı bir katil düşündürüp insanı çileden çıkarıyor. "Şu bölüm bitsin uyuyacağım, bu bölüm bitsin yemek yiyeceğim" diye diye kitabı bitiriverdim. Sonuna geldiğimde 5 farklı katil tahminim vardı ama ne yazık ki hiç beklenmeyen bir katille karşılaştırdı. Güzel finalini tahmin edilemeyen  bir katille de destekleyince tadından yenmiyor. İlk iki kitaptaki karakterlere de rastlayıp, eski dostlarla da karşılaştığımız bu kitabın biraz da konusuna gelirsek;

      Emekli dedektifimiz Gurney, son macerasının izlerini atmaya çalışırken küçük çaplı bir depresyon geçirmektedir. Yıllar önce onun "Süper Dedektif" lakabını kazanmasına sebep olan arkadaşı gazeteci Connie' nin Gurney' den istediği yardımla her kitapta olduğu gibi önce biraz nazlanmış ama "nerede hareket orada bereket" diyerek  Connie' nin kızına yardım etmeyi kabul etmiştir. Connie, Gurney'den kızı Kim' e göz kulak olmasını ister. Kim "Cinayet Yetimleri" adlı projesiyle 10 yıl önce işlenen ve faili bir türlü ortaya çıkarılmamış Good Shepherd olayının geride kalan aile bireyleri üzerindeki etkisini anlatmayı planlıyordur. Başta göz kulak olmayla başlayan bu iş Gurney' nin aklındaki sorularla beraber işin polisiye yönünü başlatır. 

"Eğer bürokratik saçmalıklara, kıç kollamaya ayrılan enerjiyi gerçekten insanlara yardım etmeye ayırmış olsak bir haftada dünyayı değiştirebilirdik!"

"Güneş batar ve biz uyuruz.. Yepyeni duygularla, adeta körleşmişcesine kalkarız. Yepyeni bir başlangıç yaptığımız yanılgısına sımsıkı sarılmışızdır. Sonra asla pes etmeyen gerçeklik bütün gücüyle üstümüze çöker. "

"Gurney, adı üstünde şans şanstır diye düşünüyor, yazı tura atan görünmez elin ceset kadar soğuk olduğu kanaatini taşıyordu."

"Asla o karanlık odaya girmeyin. Çürüyen tabuttan uzak durun. Eğer sabaha çıkmak istiyorsanız, şeytanı uyandırmayın."

      Serinin ilk iki kitabını okumuş olanların kaçırmayacağına eminim. Güzel ve kaliteli bir polisiye roman kesinlikle. 

      Kitaplı ve keyifli günler dilerim..


6 yorum:

  1. Oy oy ne de güzel yorumlar benim canım...

    YanıtlaSil
  2. Bende beğenerek okudum. Dedektif çok seviyorum. Yazar güzel kitaplar çıkarıyor umarım böyle devam eder..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni kitabı var mı bilmiyorum ama güzel bir şey yakaladı yazar devam edeceğini umuyorum ben de.

      Sil
  3. Özellikle manifesto ile Unabomber olayı arasındaki benzerlik yazarın güncel konulardan hayal gücüyle muhteşem bir kurgu çıkarttığı kitabı okumayı zevkli hale getiriyor. Bir çırpıda okudum. Yazarın bu serisi dışında başka kitabı yok, ilk 2 kitabı da daha önce ülkemizde yayınlandı ve özellikle aklından bir sayı tut kitabı çok tutuldu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum size. Yazarın dili ve işlediği konular gerçekten de başarılı. 4. kitabı için biraz araştırdım ama henüz yazım sürecine girdiğiyle ilgili bir haberi yok ne yazık ki.

      Sil