11 Nisan 2013 Perşembe

Doğmamış Çocuğa Mektup ~ Oriana Fallaci

Doğmamış Çocuğa Mektup

     Doğmamış Çocuğa Mektup kitabını okumaya başlarken daha ilk satırdan bende tatmin edecek bir kitapla karşılaştığım hissini uyandırdı. Bir annenin hamilelik sırasında yaşadıklarını, annelik duygusunun en derinden hissedilebileceğine inanarak başlamıştım kitaba. 

      Evlilik dışı bir bebek sahibi olduğunu öğrenen anne adayı, bebeğini ilk hissettiği andan itibaren onunla konuşmaya başlar. Mektubunda sıkıntılarını, düşüncelerindeki gelgitleri, hüzünlerini, çevresinden aldığı tepkileri dile getirir çocuğuna.

      Boşanmış bir kadının tek başına ebeveyn olma çabasının güzel bir şekilde resmedildiği, enteresan bir kitap. Bir yandan konusuna uygun bir dille bebeğiyle konuşurken, bir yandan da dünyadaki düzeni tartışıyor yazar. Fazlasıyla feminizm kokan (yer yer benim de hak verdiğim), gerçeklerle yüzleşmiş birinden ütopik bir kitap. 

      Kitapta en çok sevdiğim şey bebeğin gelişiminin insanın merakını doyuracak şekilde, oldukça güzel betimlenmesiydi. Kitabın dilindeki depresiflik, kitabı okurken insanın ruhuna işliyor. Bu yönde anne adaylarının okumamasını tavsiye etmeliyim sanırım.

      Ben kitabın ismine uygun bir şekilde ilerleyip, insanlığa yazılmış bir mektuptan ziyade, sadece bebeğine özgü olmasını tercih ederdim. Daha farklı bir sonla, belki de farklılaşan üsluplardan ziyade tek türde ilerlemesini beklerdim. Beklediğim gibi çıkmasa da başarılı bir kitap. Kitabın belki de en güzel yanı altı çizilebilecek yüzlerce söz vardı ve bu yönünle tamamen tatmin ediciydi. İşte onlardan bazıları;

" Şimdi, yüzümü, saçlarımı, düşüncelerimi sırılsıklam eden bir korkunun içinde kilitliyim. Bu korkunun içinde ne yapacağımı bilmiyorum... Senden korkuyorum, seni hiçyokluktan zorla çekip alan, gövdeme ekleyen rastlantıdan."

" Söz gelimi erkek doğarsan, karanlık bir sokakta ırzına geçilmesinden çekinmen gerekmeyecek. İlk bakışta kendini kabul ettirmek için güzel bir yüze, zekanı saklamak için biçimli bir gövdeye gereksinme duymayacaksın."

" Aşk, bir açlık yalnızca, bir kez doyuruldu mu hazımsızlığa dönüşen bir açlık. "

"Kadınla erkek arasında aşk dedikleri, bir mevsim. Ve bu mevsim çiçeklenme döneminde  nasıl bir yeşillikler şöleniyse, solma döneminde de bir yığın çürüyen yapraktan başka bir şey değil."

Keyifli okumalar dilerim..

4 yorum:

  1. Oldukça ilgi çekici bir kitapmış,daha önce hiç duymamıştım. Okunacaklar listeme ekliyorum.

    YanıtlaSil
  2. harikaymış ya sen hangi arada okudun kız bunu :D

    bu sözler beni çok etkiledi
    " Söz gelimi erkek doğarsan, karanlık bir sokakta ırzına geçilmesinden çekinmen gerekmeyecek. İlk bakışta kendini kabul ettirmek için güzel bir yüze, zekanı saklamak için biçimli bir gövdeye gereksinme duymayacaksın."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sınava giderken, sınavdan dönerken, derken baktım bitmiş:) Oldukça depresif bir kitap, bir o kadar da etkileyici..

      Sil