16 Mart 2013 Cumartesi

Game Of Thrones Aşkı

     Dizinin 3. sezonunun başlamasına 15 gün kalmışken, Taht Oyunları' yla ilgili bir post yazmamın zamanının geldiğini fark ettim. Dizinin ilk 2 sezonunu izledikten sonra kitaplarını aldım ve bir heyecan okumaya başladım. Kitapları, diziden çok daha güzel tabi ki. Ama senaryoda çok fazla değişiklik yapmadan diziyi kitapla birlikte götürmeleri de ayrı güzel. Tabi bunda yazarın senaryoya destek vermesinin payı da var. Heyecanla hayalimde oluşturduğum bölümlerin gelmesini bekliyorum. 


     Taht Oyunları George R. R. Martin' in Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin ilk kitabından ismini alıyor. J. R. R. Tolkien' dan sonra fantastik kitap konusunda en başarılı isim bence George R. R. Martin. 


     Kitaplar birbirinin ardı olarak devam ettiği için spoiler vermemek adına genel bir anlatımı tercih ediyorum. Bilindik bir dünyadan tamamen uzaklaşın. 7 krallığın olduğu, yazların onlarca yıl, kışlarınsa ömür sürebildiği bir dünyada Stark' ların da sözüyle " Kış Geliyor" dur. Ve gelen kışla beraber de başta Sur' u sonra da bütün insanlığı büyük bir tehlike beklemektedir. Bu tehlikeyle uğraşmak bir yana 7 Krallık karışır ve bu karışıklık da adı üstünde Taht Oyunları' nı başlatmıştır.

     Muhteşem bir kurguyla yüzlerce farklı karakterle, harika bir seri yaratmış George R.R. Martin. Oldukça kapsamlı bir harita ile, karışık ve bir o kadar ilginç bir olay örgüsü var. 

     Kitaplar da en çok beğendiğim şey ise, neredeyse ( kitabın %90'ında durum bu) her bölümünün sonu bir kitap sonu gibi. İnsana şok geçirten, sonrasında ne oldu diye meraktan öldüren sonlarla dolu bir seri. Ben bu seriyi ilk elime aldığımda bitirene kadar evden çıkamamıştım. "Bir bölüm daha okuyayım, şuna ne olmuş bir öğreneyim de yatacağım." diye diye kitabı elimden düşüremedim bir türlü. 


     Henüz diziyle ya da kitaplarıyla tanışmamış fantastik türü severlere tavsiyem, karakterlerin çok olması ve bölümlerin her birinin başka bir karakteri anlatarak devam etmesi sebebiyle, önce diziden karakterlere aşina olmanız yönünde. Aksi takdirde çok kafa karıştırabiliyor. Ama bir kez dünyasına girince bırakamayacağınız bir seri olduğunu belirtmeliyim. 


     Serinin çevirisini Sibel Alaş yapıyor. Çevirisini oldukça beğendiğimi belirtmeliyim. Serinin kitabı ve dizisi arasındaki çeviri farkları da var elbet. Bunlardan biri  "The Wall" un kitapta "Sur", dizide " Duvar" olarak çevrilmesi. Başta benim baya dikkatimi çekmiş ve rahatsız etmişti ama zamanla alışılıyor tabi ki. Serinin şuan çevrilmiş kitapları 7 tane. Türkçe' ye çevirirken 2 kitabı birleştirme, tek kitapları da iki bölümde yayınlama yoluna gitmişler. 


     8. kitabın da 2 bölümde yayınlanacağını tahmin ediyorum. Ben dayanamadım İngilizce'sini okudum. Sırada bir kitap daha olduğunu da A Dance With Dragons' un arka sayfalarındaki ön okuma bölümünden öğrendim. Heyecanla çıkmasını bekliyorum.


     Benim favori karakterlerim Eddard Stark, Jon Snow,  Daenerys Targaryen ve tabi ki Tyrion Lannister. 5. kitap itibariyle Jaime Lannister'a karşı da bir nebze sevgi beslemeye başladım. Peki sizin favori karakterleriniz kimler?

4 yorum:

  1. oh nooo kitaplar çok kalıııın :( okumayı çok isterim ama yürek dayanmaz o kitaplara, sanırım ilk kitabı okuyup sonra direk diziye geçeceğim ben :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben diziyle baslayip kitaplarla gitmekten yanayim. Cok karakter var cunku. Okurken baya karisabiliyor :)

      Sil
  2. Ben ilk önce kitabını okuyup sonra diziyi izlemeyi tercih ediyorum.Zira tam bir L.O.T.R hayranı olarak filmleri gördüğümde iyi ki de üçlemeyi önceden okumuşum demiştim.Ancak anlamadığım bir nokta var...Serinin ilk kitabı taht oyunları peki ikinci kitap hangi adla geçiyor? kısım 1-2 diye mi ayrılıyor o da diğer kitaplar gibi?

    YanıtlaSil
  3. Serinin sıralaması Taht Oyunları- Kralların Çarpışması1,2- Kılıçların Fırtınası1,2- Kargaların Ziyafeti1,2 olarak gidiyor. Kitaplarının tadı bambaşka ama dizi konusunda da umutsuz değilim. Kitaba sadık gidiyorlar çünkü.

    YanıtlaSil