19 Haziran 2013 Çarşamba

Yazamadığım Romanın Öyküsü ~ Yiğit Okur

     Can Yayınları'nın 5TL kampanyasını bilmeyen yoktur sanırım. Bu kampanyadan annemle birlikte bir çok kitap aldım. Aldığım kitaplardan biri de Yazamadığım Romanın Öyküsü. Ben Yiğit Okur'u tanımıyordum ne yazık ki. Avukat olan Yiğit Okur kendini "yazarlık benim alt kimliğim" diyerek tanımlıyor kitabında. Trajikomik bir konuya esprili bir kalemle girişmiş Yiğit Okur. Öyküleştirdiği olaysa başlı başına Nasrettin Hoca fıkralarını aratmıyor. 

      Kitabın arka kapağını okuyunca ağır bir konuya sahip olduğunu düşünmüştüm; siyaset, terör vb gibi..Alma sebebim de bu oldu zaten. Böyle bir konuya sahip olacağı aklımın ucundan geçmemişti doğrusu. Gece kitabı elime aldım ve nasıl başladığını anlamadan bitiriverdim. 

      "Bâle şehrinin hayvanat bahçesindeki eşeğe cinsel tecavüzde bulunan Türk işçi beraat etti. Yargıç, eşekle cinsel ilişkiye girmek sanığın örf ve adetlerinde olduğu gerekçesiyle beraatine karar verdi." Bir gün gazeteyi açıp, böyle bir haberle karşılaşsanız ne düşünürdünüz? Yiğit Okur Cenevre'de 20 yıl önce çıkan bu haberi kurgulamış ve ortaya böylesine komik ve enteresan bir öykü çıkmış. Öykü eşek üzerine değil, yargı üzerine ve bu Türk genci üzerine kurulu. Keyifle, gülerek okuyacağınıza eminim. İronilerine gülmemek elde değil çünkü.

Yazar ve kitabı hakkında güzel bir röportaj buldum. Okumak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

"Arşiv, zaman denen güveye karşı koyar. Hoş, öyküler, romanlar da öyle değil mi? Yazarları gider, yazdıkları kalır."

Kitaplı ve Keyifli Günler..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder