31 Temmuz 2013 Çarşamba

Pi'nin Yaşamı ( Life of Pi )

        İyi bir kitapsever olarak önce kitabı okuyup, sonra filmini izlemeliydim biliyorum. Ama dayanamadım. 3 boyutlu gösterimiyle fazlasıyla ilgi çeken Pi'nin Yaşamı'nı taze taze izlemişken yorumlamak istedim. Muhteşem görsel efektlere sahip, tuhaf kurgusu ve akılda soru işaretleri bırakan sonuyla oldukça başarılı bir film Pi'nin Yaşamı.


      Bir yazarın, Pi'nin evine gidip çocukluğunda yaşadığı macerasını anlattırmasıyla başlıyor filmimiz. Kendince zorlu bir çocukluk geçiren, isminin dalga konusu olmaması için Pi sayısının formülünü bile ezberleyen, 3 dine mensup, aşık Pi için hayat güzelleşmeye başlamıştır. Ta ki maddi sorunları sebebiyle ailesinin Hayvanat Bahçelerini satıp, Kanada'ya tanışanacaklarını söylemesiyle akıl almaz bir maceraya atılıncaya kadar. Kanada'da satmak için yanlarına aldıkları hayvanlarla beraber Japon bir yük gemisiyle yolculuğa çıkarlar. Çıkan fırtınayla gemileri batar ve bacağı kırık bir Zebra, bir Orangutan, bir Sırtlan ve Bengal Kaplanı Richard Parker'la başbaşa kaldığı sandalda hayatta kalma savaşı vermeye başlar.


        Pi rolündeki Suraj Sharma'nın daha önce oyunculuk deneyiminin bulunmadığını okuduğumda çok şaşırmıştım. 


       Filmin en dikkat çekici yanı sevimli ve hınzır Bengal Kaplanı değil, Pi'nin konuşma tarzıydı bence. Richard Parker'la aynı salda yaşam savaşı veren Pi'nin hikayesini seveceğinize eminim. 

       İzlemek isteyenlere şimdiden keyifli seyiler dilerim..

2 yorum:

  1. ben sonunu başta anlmadım ama sonra spoilerden okumuştum.hani diyor ya iki çocuğum bir kedim var diye sonunda :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O 2 hikaye çok kafa karıştırıcıydı. Sabahtan beri aklımda düşünüp duruyorum:D

      Sil