20 Nisan 2014 Pazar

Ahmet Hamdi Tanpınar ~ Saatleri Ayarlama Enstitüsü

          Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü yıllar önce almış, daha okumadan bir arkadaşıma ödünç vermiş ve bir türlü geri alamamıştım. Okuma Şenliği'nin kütüphanesinde en çok bekleyen kitabı okuyanlara kategorisi için bu kitabı seçme sebebim de kitaplığımdaki boşluğu olmuştu. Okurken bu boşluğun ne kadar da büyük bir yer kapladığını fark ettim. Biraz geç tanışmış olsam da tam zamanında tanıştığımı düşünüyorum bu güzel kitapla.

          Okullarda ülkemizin coğrafi özelliğini anlatırken hep " Avrupa ve Asya arasında köprü görevi görmesi" cümlesi kullanılır. Aslında bu kitap tam da bunun üzerine yoğunlaşmış. Türkiye öyle bir ülke ki, kendi yerini bulamayan, ne Şark'a ne Garp'a ait bir çocuk gibi. Bu nedenle de hep bir kafa karışıklığı, hep bir etkilenme söz konusu. Bu etkilenmeler yer yer bizi geliştiriyorsa da, kendi potansiyelini bilmeyen bir ülke olmamız sebebiyle neredeyse her türlü akımdan, düşünceden etkilenmekten kaçınamıyoruz. Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü okurken bu kitabın bir zamanının olmadığını fark ettim. Bundan 50 yıl öncesine ait bir kitabın günümüzü anlatabilmesi bu kitabın ileri görüşlülüğünden çok ülke mantığının değişmemesinden kaynaklandığını hissettim. Sanırım bunu kitabı okurken, günümüzle kıyaslama yaparsanız çok net siz de fark edeceksiniz.

           Saatleri Ayarlama Enstitüsü, çılgın bir fikrin gayet tabii benimsenmesiyle oluşan bir kuruluş. Zamanın kıymetini, kaybedilecek bir saniyenin bile olmadığı düşünülerek, ülkedeki saatleri aynı saniyeyi gösterecek şekilde ayarlamaya dayalı; kendini buna adamış insanlardan oluşuyor enstitü. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın olaylara yaklaşımı ve ironilerle konuyu ele alışına bayıldım. Her bir cümlesi düşünmeye itiyor okuru. Sorgulayacak, yorumlayacak o kadar çok ülke problemiyle ve birey problemiyle karşılaşıyorsunuz ki.. İşin acı tarafı böyle bir Enstitü'ye, birey olarak anılan Mübarek'e inanları düşünürken insan hiç garipsemiyor. İçten içe bir yerlerde hata olduğunu ve bu hatanın günümüzde hala varlığını sürdürdüğünü bilmek üzüyor. 

         Konusunu anlatmıyorum çünkü kitap bir konuya sahip olmasaydı bile yukarıdaki özellikleriyle yine de büyüleyici olurdu. Özel bir kitap okumak isteyenlere tavsiyedir.

“Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır… Bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!”

“Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu insanoğlunun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.”

Yayınevi: Dergah Yayınları

Sayfa Sayısı: 395 Sayfa


Kitaplı ve Keyifli Günler..

1 yorum:

  1. Bugüne kadar okuduğum eserlerde kendime en yakın hissettiğim cümlelerden birisini bu kitapta okumuştum: 'Ben etrafımı sevmezsem rahat edemiyorum. Her şey içimde alt üst oluyor sanki...'

    Yani, hakikaten öyle böyle bir kitap değil benim gözümde de Saatleri Ayarlama Enstitüsü. Senin de dediğin gibi özel bir kitap okumak isteyenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.

    YanıtlaSil