5 Kasım 2013 Salı

Peyami Safa ~ Fatih-Harbiye

        Türk Edebiyatı'nın klasikleşmiş kitaplarından biri olan Fatih-Harbiye, Peyami Safa'dan okuduğum 2. romandı. Peyami Safa'nın güzel dili, döneme ilişkin can alıcı tespitleriyle Fatih-Harbiye gönlümde taht kurdu. 

         Batı'ya özenme ve kültürdeki batılılaşma konusuna değinen roman, kendi kültüründen uzaklaşmış, kendi kültüründeki değerleri anlayamamış Neriman'ın Fatih-Harbiye treniyle 2 dünyaya yaptığı geçişleri anlatıyor. 

         Fatih'te yaşayan, çocukluk aşkı Şinasi'yle evlenmek üzere olan Neriman, Macit'le tanışır. Macit'in dünyasına adım atıp, baloların ve batılılaşmış hayatların tadını alan Neriman için kıyaslamalar başlar. Kısa bir süre diliminde geçen roman, dönem hakkında verdiği bilgileri ve tespitleriyle oldukça çarpıcı. Başta ana karakter Neriman üzerinden batılılaşma ve kendi geleneklerini koruma konusunda kıyaslamalar yapan Peyami Safa'nın tespitleri günümüzde hala varlığını sürdüren sorunlar hakkında düşündürüyor. 

          “Garp medeniyetinin içinde Şark unsurları ve Şark medeniyetinin içinde garp unsurları yok mudur? Fakat her şey bir derece meselesidir. Bugünkü Garp medeniyeti gittikçe terkibine daha fazla miktarda karışan çeliği hazmedemiyor ve kusmak istiyor. Onu makineleşmekten ve büyük sanayin barbarlaştırıcı, hayvanlaştırıcı tesirlerinden kurtarmak için, terkibinde şark unsurlarının çoğaltılması lazımdır. Zannederim ki garp mistiklerinin istedikleri budur ve bu, zaruridir. Mihaniki beşeriyet, Şarktan biraz muhayyele ve metafizik tasavvurlar dileniyor. Çünkü, her gün biraz daha makineleşen zavallı Amerikalının her gün biraz daha kuruyan muhayyelesi, yarın saati icat eden yahut tayyareyi tasavvur eden bir şarklının yaratıcı kafasından mahrum kalacaktır. Şark ve Garp, mütevasıl kaplardaki su gibi birbirlerinin eksik taraflarını tamamlamak suretiyle, hem bugünkü müthiş kültür buhranını halledecek, hem de yeni terkiplere doğru gideceklerdir.”

        Peyami Safa hakkında bir yorum; 

        “Büyük eserler, büyük ruhların enginliğinde yoğrulur ve doğar.”

        Kitaplı ve Keyifli Günler..

4 yorum:

  1. ben de şimdi eski türk romanları okumak istiyorum. reşat nuri, yakup kadri, peyami safa.. çalıkuşuyla başlıyorum şimdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir plan ben de fırsat buldukça okumaya çalışıyorum. Yazar Ayları'nda güzel yazarlarla buluşacağız isterseniz etkinliğe siz de katılın.

      Sil
  2. Merhaba,

    Yazar aylarından Aralık'ta kim var merak ettim. Okuma etkinliklerine ben de katılmak istiyorum. Ayrıca yeni işin de hayırlı olsun. İnsan kaynakları departmanını çok iyi gözlemlemişsin. 30 yaşındayım 9 yıldır çalışıyorum, şimdiki 4. işimden bunalmış durumdayım ama bir yandan da yeni iş arayışında bu ik ile yüzleşmeler ürkütüyor beni. Kitap okuyorum diye biri bana iş verse ne güzel olurdu:) İyi ki bu bloğu yapmışsın, inşallah işlerden fırsat bulup vakit ayırabilirsin. Ben 2 yaşında bir çocukla en çok zaman açlığı çekiyorum. Ama kızım için bir blog tutmayı başarabildim çok şükür. (http://buradabirbilgevar.wordpress.com/) Neyse konu dağıldı:) Bu ara ne okusam diye düşünüyorum, bloğun için teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba blogumu sevmenize çok sevindim. Şu sıralar ne yazık ki zaman ayıramıyorum. Ne kendime ne de kitaplara.. işin en yoğun zamanında başlayınca böyle oldu ama toparlamam yakındır. Zaman çok kıymetli hale geldi benim için. Iyi degerlendirebilirsem her şeye vakit ayirabileceğime inanıyorum. Yazar ayları etkinliğinin sahibesi pinuccia nın sitesine girerseniz katılabilirsiniz. En kısa zamanda blogunuza geleceğim sevgiler.

      Sil