28 Aralık 2013 Cumartesi

2013 Hayal@'in Okuma Durumu


         2013 yılı benim için oldukça değişik bir sene oldu. Seneye blogumun hayatıma girişiyle başladım, mezun oldum, güzel bir işe başladım. Yapmak istediğim bir çok şeyi öyle ya da böyle gerçekleştirmeyi başardım.  2013 benim için bu yönüyle oldukça verimli geçti. Kitaplar yönünden de tabii ki öyleydi. 

        Pinuccia'nın güzel etkinlikleriyle birlikte hayatıma bir çok yeni yazar, yeni kitap girdi. Bloggerların önerileriyle favori yazarlar edindim. Ve özetle 2013 yılı benim için oldukça güzel kitaplarla geçti. İşte benim 2013 listem ve favorilerim;

John Green ~ Aynı Yıldızın Altında

        Aynı Yıldızın Altında kitabını bir çok blogda görmüş, bloggerların övgüleriyle merak salmıştım. Ancak elim varıp da almamıştım kitaplığımda bekleyen kitaplarımı aldatmamak adına. Köşedeki sahafta, ki kendisi en güncel kitapçılara taş çıkarıyor, iş dönüşü görünce dayanamadım, aldım. Kış Okuma Şenliği'nin sahaftan alınmış bir kitap okuyanlara kategorisi için seçtiğim Aynı Yıldızın Altında'yı ben de çok sevdim bir çok blogger gibi.

        Erkek bir yazarın genç kız diline ve duygularına hakim olması her zaman takdir edicidir benim için. Seçtiği kanser konusu, ölüm üzerine enteresan yaklaşımları ve kanser hastaları konusundaki çarpıcı düşünceleriyle çok sevdirdi, bir o kadar da düşündürdü John Green. 

        Genelde gençlik romanları mükemmel romantizmi ve

22 Aralık 2013 Pazar

Vladimir Nabokov ~ Lolita

       "Lolita, hayatımın ışığı, kasıklarımın ateşi. Günahım, ruhum, Lo-li-ta; Dilin ucu damaktan dişlere doğru üç basamaklık bir yol alır, üçüncüsünde gelir dişlere dayanır. Lo-Li-Ta."

         Eleştirel bir yaklaşım takınmadan okunması gereken bir kitap Lolita. Aksi halde içindeki hüznü görmek, psikolojik analizlere ulaşmak pek mümkün değil. Kış Ayları Okuma Şenliği'nin yasaklanan kitaplar kategorisi için seçmiştim Lolita'yı. "Rus asıllı yazarın Paris'te İngilizce yazıp yayımladığı roman, müstehcen olduğu gerekçesiyle Fransa, İngiltere, Kanada, Yeni Zelanda, Güney Amerika ve Arjantin'de yasaklandı." Pornografik bulunan kitabın pornografik en ufak bir bölümünün bulunmaması ise işin en enteresan boyutu aslında. Pedofili sebebi daha mantıklı bir sebep olurmuş zannımca. 

         Konusu  itibariyle hüzünlü, dili itibariyle keyifli ve çözümlemeleriyle de oldukça kafa karıştırıcı bir kitap olarak özetleyebilirim Lolita'yı. Öyle ki sanatın

Gecikmiş Kış Ayları Okuma Şenliği 1. Ay Bitirdiklerim Yazısı

      Bir süredir internete girip de okuduklarımı yazacak zaman bile bulamıyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse çok da kitap okuyamıyorum. Fırsat bulabileceğim zamanlarım 4-5 saatlik uyku dilimi oluyor ki onu da uyumaya ayırmaya çalışıyorum sağlıklı kalabilmek adına. İşteki yoğunluk azalmış durumda, bu da benim kitaplarımla ve blogumla daha çok zaman geçirmemi sağlayacak. Kısaca aranıza ve kitaplara dönüyorum:)

       Gelelim Kış Ayları Okuma Şenliği'ne;
       Güzel mi güzel bir etkinliğe başlamıştık malumunuz. Ben etkinliği pek verimli değerlendiremediysem de önümüzdeki ayların daha aktif geçeceğine inanıyorum.

     İşte benim okuduklarım;

6. Türk Edebiyatında klasik kabul edilen bir kitap okuyanlara ( 15 Puan)

Yaşar Kemal~ İnce Memed 1 (YKY/448 sayfa) 

10. Yasaklanmış bir kitap okuyanlara (25 Puan):

Nabokov~ Lolita ( Can/432 sayfa)

14. Okumayı öğrendiğiniz yılda yayınlanan bir kitabı okuyanlara ( Puan 30):

Ahmet Ümit~ Sis ve Gece ( Everest/439 sayfa cep boy)

     Bir de kitap kurdu annemin listesi var tabii ki;

1. Altın Kitaplar Yayınevi'nden çıkan bir kitap okuyanlara (10 Puan):

 Isaac Asimov ~ İmparatorluk (Altın Kitaplar/315 sayfa)

2. Kütüphaneden ödünç alınan ya da sahaflardan alınmış bir kitap okuyanlara (10 Puan): 

Mende Nazer- Damien Lewis~ Köle ( Yurt Kitap-Yayın/ 400 Sayfa)

7. Hiç okumadığınız bir ülke edebiyatı okuyanlara ( 15 Puan):

 Nikos Kazancakis ~Çarmıha Gerilen İsa ( Can Yayınları/ 455 Sayfa)


1 Aralık 2013 Pazar

Ahmet Ümit ~ Sis ve Gece

Şu sıralar yeni işimde koşturmaktan ne kitaplara ne de bloguma zaman ayırabiliyorum. Zamanını iyi kullanmayı bilen biri için bile oldukça yoğun geçen bu süreçte kitap okuyamamak beni üzüyor. Sis ve Gece'yi Kış Okuma Etkinliği'nin okumayı öğrendiğim yılda yayınlanan kitap kategorisi için seçmiştim. 2 hafta önce bitirdiğim kitabı yorumlayabilmek ancak nasip oldu.

 Ahmet Ümit hayranı biri olarak eski kitaplarını bu kadar geciktirmemde bir sebep var elbette.  Bir dostla edeceğin sohbetin bitmesini nasıl istemezsen, Ahmet Ümit'ten okuyacağım kitapların bitmesini de öyle istemiyorum ben.

Kitabımıza gelirsek;yine bir Ahmet Ümit klasiği okudum. Beklenmeyen, çarpıcı finali, hiç tanımadan sevdiğim karakterleriyle çok güzel bir kitaptı. Roman istihbarat bölümünde çalışan Sedat'ın vurulmasıyla başlıyor. Evli ve çocuklu Sedat, Mine'ye aşık oluyor.Roman boyunca görmediğimiz Mine hakkında bütün ayrıntılara sahip oluyoruz. Mine'nin kaybolması Sedat'ı mahvediyor. Kendini Mine'yi bulmaya adıyor ve bu süreçte okuyucuyu da beraberinde sürüklüyor.

Diğer kitaplarına göre çok ayrıntılı, geniş çaplı bir konuya sahip değildi Sis ve Gece. Yazarın ilk polisiye roman eseri olması bu yönünü görmezden gelmemizi sağlıyor tabii ki. Her kitabında işlediği sosyal temalarına bu kitabında da yer vermiş Ahmet Ümit. Bu yönüyle de her zaman takdir ettiğim bir yazar olmayı sürdürüyor benim için. 

Velhasıl kelam ben bu kitabı da çok sevdim. Öyle ki son 10 sayfa yüzünden kitabın kapağını kapattığımda yerimden kalkamadım bir süre. 

Kitaplı ve Keyifli Günler..