29 Nisan 2013 Pazartesi

Yazar Ayları' yla Kitap Keyfi

      Sevgili Pinuccia' nın Yazar Ayları etkinliği hız kesmeden devam ediyor. Mayıs ayında Şeker Portakalı'yla tanıdığımız José Mauro De Vasconcelos' un kitaplarıyla devam ediyor etkinlik. Bu güzel etkinliğe siz de katılmak isterseniz hemen şuraya okumak istediğiniz kitabın/kitapların ismini/isimlerini yazarak katılabilirsiniz. 

       Nisan ayında okunan Jules Verne kitaplarının yorumları için de buraya tıklamanız yeterli.  

Keyifli ve bol kitaplı günler..

24 Nisan 2013 Çarşamba

Jane Austen ~ Northanger Manastırı

     Jane Austen' ın ilk kitabı ve diğer kitapları arasında gölgede kalanı Northanger Manastırı. Jane Austen dönemin geleneklerini, çıkarcı ve menfaate dayanan ilişkilerini fazlasıyla güzel işlemiş kitabında. Eleştirmiş, ironiler katmış, güldürerek anlatmış. İşin içine bir de Radcliffe' in Udolpho' nun Gizemleri kitabına övgüler düzüp, döneminde oldukça ilgi gören bu kitabın korku ögelerine yer verince, mizahı yönü daha da kuvvetlenmiş. 

      Kitapta yer yer Jane Austen' ın konuşmalarıyla buluşuluyor. Okuyucuyla sohbet eder gibi, eline kahvesini almış, karşında sana masal anlatır gibi yorumluyor, güzel romanını daha bir tatlandırıyor. Bazen de eleştirilerinin yeridir diyerek, romanlar konusunda görüşlerine yer veriyor.

      Kitaplarında bayanların parlak zekası ve mizacına yer verdiğini düşünürdüm ancak bu kitapta durum tam tersiydi. Afacan diyebileceğimiz karakterimiz Henry' ydi. 

22 Nisan 2013 Pazartesi

Falih Rıfkı Atay ~ Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri

     Falih Rıfkı Atay Atatürk'ün siyasi hayatı boyunca yakınında olmuş önemli bir gazeteci-yazardır. Atatürk'le ilgili  yazdığı yazılarla da anıları hakkında bilgi sahibi olmamızda etkili bir isim olmuştur. Çankaya adlı kitabını severek ve etkilenerek okumuştum. Bu kitabı ne yazık ki beklentilerimi karşılayamadı. Çankaya kitabında çoğunlukla bahsettiği konuları özetleyerek tekrar karşımıza çıkarmış. İsmindeki gibi Atatürk'e ait bir defterle karşılaşamadım ne yazık ki. Ama kitap kötü mü derseniz, Asla!

     Bıkmadan usanmadan Kurtuluş Savaşı'yla ve Atatürk'ün anılarıyla ilgili kitaplar okuyabilirim. Bu kitabın da güzel yanı Mustafa Kemal Atatürk'ün kişiliğini, olaylara bakış açısını oldukça güzel incelemesiydi. Fıkra anlatır gibi Atatürk'ün anılarına yer vermesi de ayrı güzeldi. Her okuyuşumda etkilendiğim anıları bir kez

20 Nisan 2013 Cumartesi

Aimee Carter ~ Tanrıçanın Savaşı

      Serinin ikinci kitabı Tanrıçanın Savaşı bana ilk kitaptan çok daha güzel geldi. Kronos'un piyasaya çıkmasıyla Tanrıların biraz güçlerini gösterme fırsatları doğdu. İlk kitapta Tanrıların fazlasıyla ergen gösterilme durumu mevcuttu. Ne yazık ki bu kitapta da bu hissediliyor. Böyle kabul ederek okuyunca çok da önemli gelmedi gerçi bana. 

      Kitapta tek rahatsız edici yan Kate'in sevgisizlikten yakınıp duran, dırdırcı halleri. Fazla abartılmış bir durumdu bu. Sonunda yazarın durumu toparlamasıyla, üçüncü kitapta bu durumu yaşamayacağımızı umuyorum. 

      Kate'in yetenek kazanması çok güzel oldu. Ancak Tanrıça olmuş hazır kız, niye savaşmayı öğretmiyorlar bunu hala çözemedim.

       Kitabın konusuna gelirsek;

19 Nisan 2013 Cuma

Çin'de Bir Çinli'nin Başına Gelenler ~ Jules Verne

     Yazar Ayları etkinliği için seçtiğim ikinci kitabım Çin'de Bir Çinli'nin Başına Gelenler oldu. Kitap konu itibariyle bana The Game filmini hatırlattı. 1876' da yazılan bu eserle ilgili yorumlarıma geçmeden önce kısaca kitabın konusuna değineyim. 

      Kin-Fu ailesinden kalan mirasıyla oldukça varlıklı biridir. Hocası filozof Wang' la beraber hayatını sürdürmekte, yakın bir zaman içerisinde genç dul Le-u ile evlenmeyi planlamaktadır. Kin-Fu mutluluk ve heyecan dışında her şeye sahiptir. Hayattan bir beklentisi, hayatta onu harekete geçirecek en ufak şey yoktur. Tekdüze giden hayatına giren tek değişiklik bir anda battığını öğrenmesi olur. Varlıkla mutlu olamamış biri olarak, yoklukla hiç yaşayamayacağına karar veren Kin- Fu ölmeye karar verir. Hiç değilse ölümünden bir heyecan duymak umuduyla Wang' dan kendisini doğum gününe kadar öldürmesini ister ve Wang'ı zor durumda bırakma

18 Nisan 2013 Perşembe

Düşes ~ The Duchess

The Duchess

     Okuldan ve derslerden kafayı kaldıracak zaman bulamadığım için uzun zamandır film izleyemiyordum. Dün biraz zaman bulunca fırsat bu fırsat diyerek film izleyemeye oturdum. Düşes filmini açtım ve başladım izlemeye. 

      Keira Knightley' yi bu tarz filmlere çok yakıştırıyorum. Ama üst üste filmlerini izlediğimden mi bilmem bu filmde pek beğenemedim. Oyunculuğu çok güzeldi ama nedense karaktere oturtamadım onu bir türlü. Başka bir yüz görmek istedim sanırım. Bir de saçlarından, saçlarına uyumsuz kaşlarından da kaynaklanıyor olabilir bu durum. 

      Oyunculardan bahsetmeye başlamışken Keira Knightley Düşes Georgiana Cavendish'i canlandırırken, Dük rolünü Ralph Fiennes can

15 Nisan 2013 Pazartesi

Jules Verne ~ Dünyadan Aya

Dünyadan Aya

      Sevgili Pinuccia' nın Yazar Ayları etkinliğine katıldığımı şurada anlatmıştım. Bu etkinlik kapsamında Nisan ayı yazarı olan Jules Verne' den iki kitap seçtim. Bunlardan ilki Dünyadan Aya. Jules Verne beni bilim kurguyla tanıştıran yazardı. Çocukluğumda zevkle okuduğum kitaplarını bu etkinlik sayesinde bir kez daha hatırlamış oldum böylece. Kitabı okuduktan sonra bilim kurguya hasret kaldığımı fark ettim. Öyle heyecanlı anlatımlarla, bir de tam metin çevirisi yapılmış halde okuyunca çocukken aldığım keyfi tekrar yaşadım. 

       Kitabın kısaca konusuna gelirsek; çılgın " Gun Club" üyeleri Kuzey- Güney savaşı bitince işsizlikten yakınır. Bir savaş umuduyla hünerlerini bir kez daha sergilemek isterler ancak ufukta bir savaş gözükmemektedir. "Ne yapalım, ne edelim?" derken bu silah uzmanları Ay' a bir top göndermeye karar verirler. Yeteneklerini kullanacakları, tatmin de olabilecekleri bir yöntem bul

13 Nisan 2013 Cumartesi

Yeni Mim'im

     Sevgili crazybooklover beni mimlemiş. Öncelikle kendisine teşekkür ediyorum beni mimlediği için. Şurada 11 gerçeğimi sıralamıştım, üzerine bir şey bulamadığım için oradan kopya çekiyorum :) Gelelim sorularıma;

1. Yapmaktan en çok zevk aldığınız şey nedir?



    Tam olarak şuradaki resim anlatıyor:)

2. Blog yazmaya nasıl karar verdiniz? Beklentileriniz neler?

      Blog yazma sebebim yazma ve önerme isteğimi bastırmaktı. Çevremdekilere sürekli " Şöyle güzel bir kitap okudum. Böyle bir konusu var. Mutlaka okumalısın. Dur anlatayım." derken bıktırmaya başlayınca biraz da buradan devam edeyim istedim. Başlangıçta düşünmediğim bir çok avantajıyla karşılaştım. Kendi kitap zevkime uygun kitaplar bulmamı sağlayan blogerlarla tanıştım. Böyle daha çok arkadaşlık edinmek benim için yeterli.

3. Hayatımın kitabı dediğiniz bir kitap var mı? Varsa isim alabilir miyiz?

Beni derinden etkileyen çok kitap oldu. Ama sanırım Mavi Saçlı Kız her zaman özel kalacak bende.

4. Birini yeniden diriltebilecek olsanız bu kim olurdu? Neden?

Mustafa Kemal ATATÜRK. Her daim ihtiyacımız var.

5. Yaşadığınız en büyük hayal kırıklığı nedir? 

3 senelik bir dostluğun tamamen bir yalan olduğunu görmek en büyük hayal kırıklığımdı.

6. Bir kitabın sonunu değiştirebilseniz bu hangi kitap olurdu ve neden?

Çerez kitap kategorisindeki bazı kitapların fazla mutlu bir sonla bitmesi canımı sıkabiliyor bazen. Sanırım bir kaç kitapta oynama yapardım.

7. Bugüne kadar aldığınız en büyük başarı?

Harika bir aileye ve arkadaşlara sahibim. Bunlar yeterince büyük bir başarı gibi geliyor bana. 

8. Okumak mı yazmak mı? Neden?

Okumak. Yazmaktan vazgeçebilirim ama okumaktan vazgeçemem.

9. Klasik bir soru. Hayatınız bir kitap olsa ismi ne olurdu?

Bir Şanssız Bedevi :)

10. Okumanın size kazandırdığı en büyük şey nedir?

Blogumun sloganı olarak "Okumak, özgürlüktür" diye düşünüyorum.  

11. Kendinize söylediğiniz en büyük yalan?

Yeterli olmadığını bildiğim şeyleri kendime yeterliymiş gibi gösteriyorum bazen. 

11 Nisan 2013 Perşembe

Doğmamış Çocuğa Mektup ~ Oriana Fallaci

Doğmamış Çocuğa Mektup

     Doğmamış Çocuğa Mektup kitabını okumaya başlarken daha ilk satırdan bende tatmin edecek bir kitapla karşılaştığım hissini uyandırdı. Bir annenin hamilelik sırasında yaşadıklarını, annelik duygusunun en derinden hissedilebileceğine inanarak başlamıştım kitaba. 

      Evlilik dışı bir bebek sahibi olduğunu öğrenen anne adayı, bebeğini ilk hissettiği andan itibaren onunla konuşmaya başlar. Mektubunda sıkıntılarını, düşüncelerindeki gelgitleri, hüzünlerini, çevresinden aldığı tepkileri dile getirir çocuğuna.

      Boşanmış bir kadının tek başına ebeveyn olma çabasının güzel bir şekilde resmedildiği, enteresan bir kitap. Bir yandan konusuna uygun bir dille bebeğiyle konuşurken, bir yandan da dünyadaki düzeni tartışıyor yazar. Fazlasıyla feminizm kokan (yer yer benim de hak verdiğim),

10 Nisan 2013 Çarşamba

Satranç~ Stefan Zweig


     Çocukluğumdan beri oyun oynamayı seven yapımdan ötürü olsa gerek nerede yeni bir şey bulsam oynamak isterdim. Hep duyar ama bir türlü kurallarıyla öğrenmeye fırsat bulamazdım satrancı. Lisede de bir satranç kulübüne katılıp öğreneyim, kendimi pekiştireyim istedim. Çok eğlendiğim ve deşarj olduğum bir oyun olması dışında ne yazık ki tam anlamıyla ilgi gösteremedim. Her şey gibi satranç da büyük emek istiyor tabii. 


Satranç

      Kitap tanıtımına kendimi neden dahil ettiğime gelirsem, amatör olarak başarılı bir oyuncu sayılırdım. Ama kitabı okuduğumda, bu diline yabancı olmadığım oyun hakkında ne kadar kısıtlı bir bilgiye sahip olduğumu anladım. Rakibin bir sonraki hamlesini tahmin etmek satrancı az biraz çözen için çok da büyük bir mesele değil ama okuyanlar bilirler, öyle stratejilere sahip bir kitap ki " Bu satranç benim bildiğim satranç mı?" dedim. 

      Kitabımıza gelirsek yazarın karısıyla birlikte intihar etmesinden önce yazdığı son kitap olmasından dolayı bir nevi veda kitabı olarak görülen "Satranç" heyecanlı ve şevkli anlatımıyla, satranç severlere özellikle hitap ediyor gibi.

      Kitap Naziler döneminde, Gestapo' nun zalimliklerine maruz kalan, bu süreçte aklını yitirmemeye çalışan Doktor B. nin , yaşadığı psikolojik işkenceler

6 Nisan 2013 Cumartesi

Jane Austen'ın Kayıp Anıları~ Syrie James

     Tavan arasında bulunmuş kayıp anılar ve bu anılarda daha önce dile getirilmemiş büyük bir aşk..

     "Onunla ilgili düşüncelerimi kalbimin en uzaklarına sürdüm, sonsuza kadar yasakladım ama unutmadım. Hayır, asla unutmadım. İnsan kendi ruhunun bir parçası olmuş birini nasıl unutabilir ki? Aramızda geçen her düşünce, her bakış ve duygu aklımda şimdi; yıllar sonra, sanki daha dün olmuş gibi taze. 

Bu hikaye anlatılmalı; diğer hepsini açıklayacak bir hikaye..."

     Jane Austen' ın hiç evlenmemiş olduğunu ve büyük bir aşk acısı çekip bunu ömrü boyunca yalnızlığında sakladığını biliyoruz. Ama ürettiği eserlerdeki aşka ve

4 Nisan 2013 Perşembe

Güzel Hediyelerim


     Bu aralar hediye alma konusunda oldukça bereketli bir dönemdeyim. Project Pan' ıma sadık kalma yanlısı olarak kitap alışverişi yapmıyorken, hediye geliyor olması oldukça mutlu ediyor beni. En güzel hediyenin kitap olduğuna inanan bir aileye ve arkadaş çevresine sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Dayımın yoğun ısrarlarıyla bana kitap alması ( çok da nazlanmadım canımm ) ve sevdiğim bir arkadaşımın da benim için Jane Austen' ın Kayıp Anıları'nı tercih etmesiyle birbirinden güzel 5 kitabım oldu.

3 Nisan 2013 Çarşamba

Tarihi Değiştiren Liderler ~ Ali Çimen

     Kaç gündür elimde olan, yakın bir arkadaşımın hediyesi güzel bir kitap Tarihi Değiştiren Liderler. Tarihe başarılarıyla, zalimlikleriyle, entrikalarıyla imza atmış 45 kişinin anlatıldığı güzel bir kitap Tarihi Değiştiren Liderler. 

     Kısa kısa anlatımlarla güzel bilgiler bulabileceğim kitapları seviyorum. Liderlerin çocukluklarından siyasi hayatlarına, yaptıklarından ve yapamadıklarına kadar, yalın ve hoş bir anlatımla okuyucuya ulaştırmış Ali Çimen. Kısa kısa bilgilerle, genel kültür geliştirmek için ideal kitaplardan biri. 

     Her kütüphanede böyle kitapların bulunması gerektiğine inanan biri olarak keyifle okuduğumu belirtmeliyim. Okumak isteyenlere de şimdiden keyifli okumalar dilerim.


Şeytanı Uyandırma ~ John Verdon

Şeytanı Uyandırma

      Şuradaki yazımda serinin ilk iki kitabını tanıtmıştım. Serinin 3. kitabı Şeytanı Uyandırma' yı da bitirmişken taze taze yorumlamak istedim. John Verdon' ın üslubunu seviyorum. Güzel detaylar vererek, akıcı bir dille yazıyor. Serinin 3. kitabının çevrildiğinden haberim yoktu. Kitap reyonlarının arasında görünce de bir sevinç aldım hemen. Kısmet bu hafta okumakmış. 

     Bu seri benim baya hoşuma gitti ancak nedense son kitabında pek de heyecan yoktu ( Merak unsurunu asla yok etmiyor tabi ki). Son 30 sayfada heyecanı arttırmış, Hollywood sonlarına yaraşır bir kapanış yapmış. 

     Farklı bir yazım tarzına gitmiş John Verdon bu kitapta. Her bölümde farklı bir katil düşündürüp insanı çileden çıkarıyor. "Şu bölüm bitsin uyuyacağım, bu bölüm bitsin yemek yiyeceğim" diye diye kitabı bitiriverdim.

1 Nisan 2013 Pazartesi

Nisan'a Girerken

     Mart ayı da bitti. Geçen ayla birlikte hangi güzel kitapları bitirmişim şöyle bir listeleyeyim, okuduğum güzel kitapları da bir yad edeyim dedim. İşte benim biten ve okunanlar bölümümde yerlerini alan hazinelerim:

     Peki sizler yıl başından beri neler okudunuz?

Haydi gelin çocukluğumuza dönelim




      Sevgili Pinuccia' nın blogunda yazar ayları etkinliği düzenleniyor. Bu ay çocukluğumda severek okuduğum bir yazarla Jules Gabriel Verne'in güzel kitapları da  yazar ayları etkinliğinin temasını oluşturuyor. İlk defa bir okuma etkinliğine katılmanın mutluluğuyla da hemen sizlerle paylaşmak istedim. Blogu olmayanların da misafir yazar olarak katılabildiği bu güzel etkinliğe sizler de katılmak isterseniz buyurun hemen buradan eşlik edebilirsiniz.