31 Ocak 2013 Perşembe

Muhteşem Sonlar 1

     Finali sağlam yapan filmler denince akla ilk önce 6. his geliyor sanırım. İnsanın ağzını açık bırakan, " Vay be!" dedirten sonlarıyla başlı başına efsane olan daha bir çok film var tabii. Bir kaç isim yad etmek gerekirse;

Prestij

     Arkadaşlarıma " İzlemeden ölme!" dediğim filmlerin başında geliyor. Sihirbazlar dünyasının iki başarılı sahne sihirbazı numaralarının birinde yaptıkları geri dönülemez bir hata yüzünden birbirleriyle "kan davalı" hale gelmişlerdir. Birbirlerini geçmek ve sabote etmek konusunda da sihir de olduğu kadar başarılı bu iki adamın çekişme dolu hayatlarının hikayesi. Filmin başrollerinde Hugh Jackman ve Christian Bale yer alıyor.

Ahmet Ümit kaleminden..

      Bab-ı Esrar kitabıyla tanıştım Ahmet Ümit' le. Polisiye türünün başarılı isimlerinden biri. Kurgusuna bir tutam tarih de serpiştirdi mi kitapları nadide hazinelerimden biri haline geliyor.

     Yazarla tanışmam en başarılı kitaplarıyla olduğu için olsa gerek, bütün kitaplarından beklentim çok yüksekti. Ne yazık ki her kitabından aynı lezzeti alamadım ben. Yine de her kitabından biraz bahsetmek adına tek bir yazıda toplamak istedim okuduğum kitaplarını.

Mimlendim


     Mimlenmek konusunda bir fikre sahip değilken beni mimlediği için öncelikle Orianthe Racheal 'e teşekkür etmeliyim. Sayesinde yeni bir şey öğrendim. 

     Mimlendiğim için beni mimleyenin sorularına cevap vermeli, kendim hakkında 11 gerçeğimi de itiraf edip birilerini mimlemeliymişim ben de. Bir cümle içinde bu kadar çok mim geçmesi sanırım ne yapacağını bilememezlikten kaynaklanıyor. :)


     İşte sorularım:

28 Ocak 2013 Pazartesi

Finalin 50 Tonu


     Geldik bir serinin daha sonuna. Seri hakkında yorumlarım bir kenara da (bir bayandan bunları duymak her ne kadar ironik olsa da ) bayanlar böyle kitaplar okuyup Bay Mükemmel' in var olduğunu sanıyorlar sonra da neden aşk yok diyorlar. Hem yakışıklı, hem 10 parmağında 10 marifet, hem kültürlü, hem zengin, hem aşık, hem üzerine titreyen (seni her şeyden korumaya çalışan), sen gideceksin diye ödü kopan, sensiz yapamayan, otoriterliği ve şefkati terazide dengelenmiş erkek henüz doğmadı ne yazık ki. Kitabı bitirdiğimde yazar erkek olsaydı Bay Grey acaba böyle bir hayat mı yaşardı diye düşünmeden edemedim.

Büyüdüm!

     Çocukken "Büyümek istiyorum.", " Ben büyüdüm." diye ortalıkta gezmeyi ne severdim. Büyüyünce yasaklar, "olmaz" lar kalkar, kalkınca da hayatın tadını çıkarırım sanıyor insan. Asıl büyüyünce başlamıyor mu yasaklar? Ailen için, sevdiklerin için bir şeyler yapman, yeri geldi mi de kendinden bile vazgeçmen gerekiyor.


 

26 Ocak 2013 Cumartesi

Demet Altınyeleklioğlu~ Kara Kraliçe Kösem

   Demet Altınyeleklioğlu' nun muhteşem bir çevirmen olduğu inkar edilemez. Başlattığı sultanlar serisinde de güzel bir yazar olduğunu kanıtladı. Serinin son kitabı " Kara Kraliçe Kösem" de diğer kitapları gibi tarihi hikayeleştirerek fark ettirmeden öğretmek amacıyla yazılmış.

       Diğer kitaplarından farklı olarak bu kitapta diğer karakterlerin düşünceleri de dile gelmiş. Her zamanki gibi harem hayatı konusunda bilgiler verilmiş, eski sultanlar cümle aralarında yad edilmiş, bolca entrika da serpiştirilmiş ve hizmetçi Nasya' nın Sultan Ahmet' in zevcesi Mahpeyker Kösem' e sonra da Valide-i Muazzama olma yoluna giden süreci güzelce işlenmiş.

22 Ocak 2013 Salı

E. L. James ~ Karanlığın Elli Tonu

     Yakışıklı Ceo muz Cristian' ın sırlarına giriş yaptığımız bu kitabın adı da buradan gelme. 

     Cristian, Ana ile"vanilya" ilişkiye başlar ve çift halinde oldukça hızlı adımlar atarlar. Havada uçuşan "Seni seviyorum"lar ve beklendiği gibi bolca sekse bir de küçük çaplı aksiyon katmak istemiş yazar.

      Kafamın dağınık olduğu şu günlerde hasta bakıcılığıma tuz biber olsun diyerek okuduğum bu kitap hakkında söylenecek pek bir şey yok aslında. Edebi yönü sıfır, kafa dağıtma yönü serinin ilk kitabına göre düşük (ya da beni baydığı için durum böyle). Serinin üçüncü kitabını da almış bulunduğum için ve sanırım sıkıcı ayıma renk katması amacıyla okumayı planlıyorum ama önerir miyim pek sanmıyorum.  Yine de emeğe saygı diyerek sevdiğim bir yönünü de belirtmem gerekirse mailleşmelerini okurken ilk kitapta olduğu gibi bu kitapta da çok güldüm.

21 Ocak 2013 Pazartesi

***



"Yüzyılın Aşkları" hakkında yazdıktan sonra fotoğraf paylaşmamak ayıp olurdu sanırım...

Can Dündar ~ Yüzyılın Aşkları

Daha önce de söylemiştim. Her şeyden biraz kitapları çok severim. Önemli karakterlerimizin aşklarını objektif bir şekilde gerek Can Dündar'ın araştırmalarından gerek de karakterlerin akrabalarından ya da tanıdıklarından öğrenebileceğimiz güzel bir kitap geçti elime. Kitapta neler yok ki ..

   Damat Enver Paşa ile Şehzade kızı Naciye Sultan'ın uzaktan uzağa yürüttükleri evlilikleri, mektuplarda kalan aşkları..

   Mustafa Kemal Atatürk ve Latife Hanım'ın herkesin bildiği tanışmaları, yaşadıkları sorunlar, ayrılıkları..

   İlk kadın tiyatro sanatçımız Afife Jale'nin tiyatrodan uzaklaştırılması, Selahattin Pınar'la tanışması ve evliliği. Gönül verdiği sahnelerden uzak olan Afife Jale'

Zülfü Livaneli ~ Serenad


  Tarihin ve insanlığın harmanlandığı muhteşem bir kitabı bitirdim bugün. Hitler' in Yahudilere karşı başlattığı  politikaya kurban giden bir aşkı yaşayan Maximilian' ın acı sırları.. Sanırım kitabın özü bu.

7 Ocak 2013 Pazartesi

Eduardo Galeano ~ Aynalar

     "Her şeyden biraz" kitapları çok severim. Tarihi değiştiren .., Cahillikler kitabı vb.  kısa kısa bilgilerle çoğunlukla kulak aşinası olduğumuz ama aslını astarını bilmediğimiz şeyleri anlatan kitaplar. 

     Bunların en iyisiyse bence "Aynalar". Eduardo Galeano bu kitapta muhteşem bir dünya tarihi anlatmış. Bildiğimiz savaşlar, anlaşmalar ve ünlü yöneticiler tarihiyle sınırlı değil bu kitap. Batıl inançlar, enteresan adetler, efsaneler, mitolojiler, tabii ki dillere destan aşklar da var.

      Her şeyden bir tutam alan bu kitap kısa hikayeleriyle ve etkileyiciliğiyle, onunla tanıştığım 2009 yılından beri favoriler listemin üst sıralarında yer alıyor. Bilgi aşığı olanlar için pek elden bırakılacak bir kitap olmasa da uzun vadede güzel hikayelerini sindire sindire okunmasını tavsiye etmeliyim. 

6 Ocak 2013 Pazar

E.L. James ~ Grinin 50 Tonu

     Gri' nin Elli Tonu bir erkeğin en uç yönlerini göstermek amacıyla yazılmış denebilir. Duyguların varlığını, onların anlamlarını bilmeden farketmenin imkansız olduğunu hissettim kitabın son sayfalarında. Cinselliğin tavan yaptığı, gerek fantezileriyle gerekse de sık anlatımıyla "Bu kadar da olmaz !" dedirten bir kitap. 

     Kolay okunabilir olması günün stresinden, hayattaki sıkıntılardan biraz olsun uzaklaşmak için birebir. 

    Anastasia' nın iç dünyasını keşfe